9 Haziran 2009 Salı

Güncellenemeyen blog üzgün olur mu:(((


3 aydır güncellenmeyen blog üzgün olur mu? Blog yazarı vicdan azabı içinde kıvranır mı? Cevap veriyorum: EVETTTT!
Bu tez çalışması beni hasta etti, yordu, içimi sıkıntıyla doldurdu... Bir düre öncesine kadar seneye doktoraya başlayabilmek için tüm hazırlıklarını yapan ben en az iki yıl erteledim:)))
17 Haziran büyük gün...
Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de diyetteyim. Neredeyse hayatımda ilk defa uzun bir süredir hiç bir şey pişirmiyorum.
Tam buğday unu, tam ekmek, sebze vs vs...
Giresun'da şu an tam kiraz zamanı. Ortalık yukarıda gördüğünüz kirazlara benzeyen nefis kirazlarla dolu. Bizim evin tepesinde de kocaman iki ağaç var.
Tezi felan bitirip uzun süreliğine Giresun'a gidip kirazların ve daha sonra da fındıkalrın içinde yüzmek istiyorum:)))

9 Mart 2009 Pazartesi

Şehir



Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim, dedin
bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.

Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.

KAVAFİS

1 Mart 2009 Pazar

Mısır Unlu Ekmek



Zaman zaman yoğunluktan veya tembellikten dışarıdan alınan ekmeklerle muhabbetimi ilerletsem de gönlüm her zaman evde ekmek yapmaktan yana. Maya kokusu vetaze pişmiş ekmek kokusu bir evi yuva, bir mutfağı pastane kıvamına getirebiliyor bence. Ekmek pişirme konusunda biraz yavaşlayınca haliyle çeşit deneme konusunda da yavaşlıyorum. Çok değişik bir ekmek olmamasına rağmen içinde mısır unu olması, yaş mayayla yoğurulması ve malzemenin bol kullanılması açısından denenmeye değer. Çıkış noktamız her zamanki gibi 40 fırın ekmek sitesi.
Malzemeler:
3 bardak tam buğday unu
3/4 bardak beyaz un
3/4 bardak kepek unu
1/2 bardak mısır unu
1/2 paket yaş maya
1 su bardağı ılık süt
2 kaşık pekmez (ben harnup kullandım)
1 tutam tuz
1 tutam şeker
1 kaşık tereyağ
2 su bardağı ılık su
Mavi haşhaş
Susam
Unları bir kapta eleyerek karıştırdıktan sonra, ılık süt ve şeker ile eritilmiş ve 10 dakika bekletilmiş mayayı katıp yoğurmaya başlıyoruz. Daha sonra pekmez, margarin, tuz, su katıp yoğurmaya devam ediyoruz. Bu noktada su miktarını biraz da kendimiz ayarlıyoruz. yani yumuşak kıvamlı bir hamur olması için gerektiği kadar su katıp yoğurma işlemini tamamlıyoruz. Sıcak bir yerde ve ağzı kapalı bir halde 45 dakika mayalanmaya bırakıyoruz. Mayalanan hamuru gazını almak için çok kısa bir süre daha yoğurup istediğimi şekli veriyoruz. Ben bu noktada hamuru ikiye ayırıyorum. Biraz da bu yüzden malzemeyi bol kullanıyorum. Bir kısmını yuvarlak küçük küçük yapıp hamurun geri kalan kısmını ise ekmek kalıbına yerleştiriyorum. 30 dakika da kapların içinde mayalanmaya bıraktığınuz hamurun üstüne fırçayala çok az su sürüp fazla derin olmaya çizikler atıp haşhaş ve susam serpiyoruz.
Önceden ısıtılmış fırında 45-50 dakika kadar pişirip biraz fırında beklettikten sonra alıyoruz. Tel ızgara üzerinde soğutmaya bırakıp daha sonra dilimliyoruz.
Ofis kahvaltısıiçin hazırlayıp arkadaşlara getiriyoruz:))
Afiyet olsun...

25 Şubat 2009 Çarşamba

Bambu* Dalında Çikolatalı Topkek...



Tez yazmaya başlamamla mutfaktan uzaklaşmam arasındaki doğru orantı halen devam etmekte. Bu aşamada mutfakta sadece gündelik yemek ihtiyacımı karşılayacak besinler pişmekte ve fotoğraflanamadan yenmekteler. Kafam başka şeylerle meşgul olduğundan fotoğraf makinası ve yemek - pasta bir araya gelemiyor.
Ancak bu topkekler şirkete geldikleri için fotoğraf makinasıyla buluştular. Ofisteki arkadaşlara getirdiğim bu pastacıklar benim pişirmekten asla vazgeçemeyeceğim şeyler. Hem yapımı hem de tipine bayıldığım bu minikleri yerken de aynı eğlence devam ediyor.
Tarife gelince tamamen uyarlama:)))
Malzemeler:
2 yumurta
1 su bardağı pudra şekeri
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı İçim çikolatalı süt
3 yemek kaşığı çikolatalı puding
2 yemek kaşığı filtre kahve
1/2 çay bardağı su
2 yemek kaşığı kakao
1 su bardağı doğranmış kuvertür çikolata
1 su bardağı çekirdeği çıkarılmış vişne
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Yumurta, pudra şekeri köpürünceye kadar çırpılır ve sırasıyla içine sıvıyağ ile çikolatalı süt katılır. Bu karışım tamamlandıktan sonra kakao, pudra şekeri, puding ve vanilya elenerek katılır, çırpılır. Bu aşamada fitre kahvenin bir kaşığı toz halinde, 1 kaşığı ise çay bardağındaki suyun içinde eritilerek karışıma katılır. Çikolatayı da katıp hafifçe karıştırırız.
Son olarak un ve kabartma tozu elenerek hamura katılır. Orta kıvamda biraz da bolca bir hamur elde edilip muffin kalıplarına dökülerek arasına vişne konulur. Önceden ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişirilir. Kürdan testini uygulayarak pişirmeyi tamamlarız.
Bol kahve ve çikolata aromalı keklerimiz hazır oluyor.
Afiyet Olsun...
* Çiçeğin bambu olup olmadığından çok emin değilim açıkçası. Bilen varsa bana yazsın. Ama fotoğraf çekimi için hoşuma gitti açıkçası:)))
* Pastacı Burcu'nun sitesinde topkeklerin üstünün çatlaması için pudra şekeri kullanılması gerektiği belirtiliyordu. Ben de buna dayanarak tarifte pudra şekeri kullandım. Ancak benimkiler çatlama işini aştı biraz:))) Bu seferkiler neden bu kadar çatladı anlayamadım.
* Büyük topkekleri pişirdiğimiz 12'li ya da 9'lu kalıplar gibi küçük de var mı acaba? Eminönü'ne gitttiğimde teklilerine veya kağıtlara rastladım hep. Hem teflon hem de minik hazneleri olan bütün kalıp istiyorummm. Neredeler acaba??